| TEKNOLOJI
IKIZDEREYE YENI HIDROELEKTRIK SANTRAL (25 Mart 2006) |
||
| Haberler | ||
| Teknoloji | ||
| Isletme ve Bakim |
1972'DE ITU Insaat Fakultesinden mezun olduktan sonra ayni universitenin Hidrolik kursusunde arastirmaci olarak goreve basladim. Ilk seyahatimi Rizenin Ikizdere ilcesinde 1961 yilinda kurulmus 18 MW'lik bir nehir santralinin cokeltme havuzundaki teknik bir sorunu incelemek icin yaptim. Santrala vardigimda nehirden tahminimizden az su akiyordu. Cokeltme havuzunun islemesini gormem icin cok suyun akmasi gerekiyordu. Iki gun umitle bekledim. Bu arada kursu baskani olan rahmetli Kazim Beyin istedigi sekilde epeyce fotograf cektim. Ayrilmadan bir gece once santral yanlislikla kamerayi actim ve butun fotograflar yandi. Zaten az nehir suyu dolayisiyla olcumlerimi yapamamistim, bir de buna yanmis fotograflar eklenince moralim cok bozuldu. Genc ve idealist bir insan olarak ilk seyahatimden basariyla donmeyi arzuluyordum, simdi hersey berbat olmustu. Ertesi gun oglen ucakla Trabzon uzerinden Istanbula donmem gerekiyordu. Huzursuz sekilde yattim. Sabah saat bes civarinda buyuk bir gurultu ile uyandim. Adeta yer yerinden oynuyordu. Bir gece once yagan yagmur sele donusmustu. Derhal arabayla cokeltme havuzuna gittim. Hem olcumlerimi istedigim gibi yapabildim, hem de cok guzel yeni fotograflar cekme imkanim oldu. Doganin comert guzelligini de aradan 30 seneden fazla gecmesine ragmen hala hatirlarim. Gecenlerde Ikizdere'de yeni bir santral kurulacagini ogrendim. Ikizidere'ye borcumu odemek icin konuyla ilgili yorumlarin yapildigi www.ikizdere.net sitesine girdim. Santral Sanko Holding tarafindan "Cevizli projesi" adiyla gerceklestirilecekmis ve Cevre Degerlendirmesi asamasindaymis. Proje ile ilgili teknik bilgi bulamadigim icin hidroelektrik santrallar uzerine genel gorus ve tecrubelerimi Ikizderelilerle paylasmak uzere yazi sundum. Hidroelektrik santrallarin cevre degerlendirmesi ile ilgilenenlere temel bilgi vermek umidiyle yazimi burada tekrar sunuyorum:
-----------------------------------------------
ELEKTRIK URETIM TEKNOLOJILERI
Elektrik uretimi ile yakindan ilgilenme imkani
olmamis arkadaslar icin kisa temel bilgi vererek yazima baslamak istiyorum
Gunes enerjisi, ruzgar turbini, jeotermal ve cop gazi gibi kullanimi sinirli
methodlari katmazsak, elektrigimizi uretecek icin baslica dort secenegimiz
bulunmakta: Komur, dogal gaz, nukleer ve su.
1. Komur santrali: Bugun icin dogayi en fazla kirleten teknolojidir. Azot-oksit,
sulfur-dioksit, kardon-dioksit, civa, agir metaller ve toz gibi maddelerle
havayi kirletir. Kanada'da bulundugum Ontario eyaletinin hukumeti, hava
kirliligine sebep olduklari icin eyalette uretimin %25'ini saglayan (yaklasik
10,000 MW) komur santrallarini 2009'a kadar kapatma karari aldi. Ilk olarak
Nisan 2005'de 1200 MW'lik bir komur santralini kapattik.
2. Dogal gaz: Komur'e gore cok daha az hava kirliligine sebep olur. Ustelik
komur santralinin yarisi fiyatina ve yari zamanda kurulabildiginden yatirimcilar
tarafindan tercih ediliyor. Ancak 2001'den itibaren uc kat artan dogal gaz
fiyatlari dolayisiyla kWh basina maliyeti komurden daha pahali hale geldi.
3. Nukleer: Uluslararasi kurallara uygun isletilen nukleer santrallarin dogaya
olumsuz etkisi yok denecek kadar azdir. Fakat (nukleer lobicilerin ve sozde
uzmanlarin soylediginin aksine) kWh basina maliyeti en pahali teknolojidir.
Ayrica ilk yatiriminin ve insa suresinin digerlerinden fazla olusu, kullanilmis
nukleer yakitin uzun sureli (100 senedn fazla) saklanmasindaki problemlerin
henuz cuzelememis olmasi dolayisiyla, son 30 senedir ABD'de hicbir nukleer
santral insa edilemedi.
4. Su (hidrolik): Buyuk hidrolik santralarin ilk maliyeti ve kurulus suresi
komure yakindir (gaz ve nukleer arasinda). Buyuk barajli hidrolik santrallarin
verimli tarim topraklarini sular altinda birakmasi dolayisiyla son yillarda bu
tip santrallara karsi cevreciler olumsuz bakmaya basladilar. Kucuk barajli ve
vadilerde kurulmus santrallarda onemli bir problem ortaya cikmiyor. Ancak
nehirlerin su sporlari icin kullaniminin ve balik yasaminin su santralarinin
kurulmasi ile zarar gorme ihtimali de mevcut. Bazi tedbirler alinarak zarari
azaltmak mumkun.
Kanada'da bulundugum eyaletteki komur santrallarinin ileride kapatilmasiyla
dogacak acigi kapatmak icin simdiden eldeki butun dogal gaz ve hidrolik santral
potansiyellerinin kurulmasina hizla baslandi. Yaklasik 10-15 sene icinde bu
kaynaklarin da tamamiyle kullanilacagini ve sonra tekrar yeni nukleer santral
yapimina baslanacagini saniyorum.
Gelelim Turkiyeye: Yeterince iyi kalitede komurumuz olmadigi soyleniyor. Zaten
olan santrallari da iyi isletmeyi beceremiyoruz. Dogal gaz icin Rusyadan gelen
iki, Iran'dan gelen bir boruya elektrigimizin neredeyse yarisini teslim etmisiz.
Ani bir kesilme halinde yedek kullanilacak yeralti depolarini bile senelerdir
insa edememisiz. Dolayisyla daha fazla disa bagimliligimiza yol acacak yeni
dogal gaz santrallarini kurmamiz bence dogru olmaz. Nukleer santrallarin da
simdiki pahali teknoloji ile 8-10 senede kurulmalarinin bizim icin simdilik
cozum olmadigini dusunuyorum.
Geriye su santralari kaliyor ......
SU KAYNAKLARININ ELEKTRIK URETIMDE ONEMI
Su kaynaklari acisindan Turkiye sansli bir ulke sayilir. Ancak simdiye kadar bu
degerli kaynaklarimizin ancak % 40’ini kullanir olmusuz. Gerisini bugune kadar
ihmal etmisiz. Ne kadar erken degerlendirmeye baslarsak o kadar iyi olur: Iste
sebepleri:
1. Su kendi kaynagimiz, disa bagimliliga yol acmaz.
2. Yakit masrafi yoktur.
3. Hava kirlenmesine sebep olmaz.
4. Kullanilan teknoloji denenmis ve guvenilirdir. Yaklasik bir asirdan beri
degismedi (birkac sene once Kanada’da calistigim firmanin bir hidroelektrik
santralinin 100’uncu senesini kutladik).
5. Hidroelektrik santral insaasi icin girdilerin en az %75’ini ulkemizden
karsilamak mumkundur, dolayisiyla ekonomimize en buyuk katkiyi yapan elektrik
uretim teknolojidir.
6. Nihayet, belki de en onemli sebep, kullanmamiz haricinde bu enerji hergun
israf olur. Rusyadan milyarlarca dolara aldigimiz dogal gazi evlere, endustriye
verecegimiz yerde vanalari acip havaya salmayi nasil dusunumezsek, hidroelektrik
potansiyelinizin gozumuzun onunde hergun yok olmasina seyirci kalamayiz.
Butun olumlu ozelliklerine ragmen neden su kaynaklarimizi bugune kadar yeterince
degerlendiremedik? Bence bunun bircok sebebi var. Bunlarin arasinda iki tanesi
en onemlileri:
1. Ekonomik: 1950’lerden itibaren hizla endustrilesen Turkiyenin buyuk
santrallara ihtiyaci vardi. Ulkede para olmadigi icin bunlarin dis borclarla
finanse edilmesi gerekiyordu. Fakat kredi veren ulkeler kendi urunlerinin
alinmasi sartlarini ile borc verdiler. Neticede hidroelektrik santral yerine
daha fazla ithal malzeme gerektiren fuel oil, komur ve dogal gaz santrallarina
yatirim yapildi. Ancak 1970’lerden sonra hidrolik santrallara onemli yatirimlara
baslanabildi.
2. Ihmal: Hidroelektrik teknolojisinin digerlerine kiyasla basit ve guvenilir
olmasina ve onemli is imkanlari saglamasina ragmen, devletimizin strateji
eksikligi dolayisiyla bu sanayi bizde yeterince gelismedi. Yatirimin en az
yarisi beton, celik, cakil, toprak karisimi ile yapilan insaat kismidir. Ulkemiz
en zor baraj yapilarini dahi 1970’lerden itibaren yapabilir durumuna geldi.
Fakat elektromekanik imalatinda geri kaldik. Santralin baslica mekanik aksami
turbin (cark), elektrik aksami da jenerator, transformator ve kesicilerden
ibarettir. Tasarimlari iyi yapildigi ve kaliteli uretilirse bunlar en az 30 sene
problemsiz calisir. Suyun kiymetini iyi bilen Balkan ulkeleri bile turbin ve
jenerator yapiminda buyuk atilimlar yapip bize ihrac eder oldular. Sonucta ne su
kaynaklarimizi yeterince degerlendirebildik ne de binlerce insana is sahasi
acacak turbin-jenerator sanayisini kurabildik. Senelerce kuru uzum satip fuel
oil, komur ve dogal gaz santrallari ithal ettik.
ELEKTRIKTE KAPASITE VE ENERJI ILISKISI
Hidroelektrik santrallarinin detaylarina gecmeden once elektrik birimleri
uzerine kisaca aciklamada bulunmamin faydali olacagini saniyorum.
Elektrik kapasitesi ile enerjinin anlamlari farklidir. Kapasite bir elektrik
aygitinin gucunu ifade eder. Kapasite kullanildiginda enerji uretilir veya
tuketilir. Kapasitenin en kucuk birimi “watt”dir. Ornegin evlerimizde
kullandigimiz lambalarin kapasitesi (gucu) 50-100 Watt (W) arasindadir.
Kapasitenin ust birimleri kilowatt (1kW=1000W) ve megawattir (1MW=1000kW=1 000
000W). Bir lambanin kapasitesini lambanin yanma suresi ile carparak tuketilen
enerjiyi buluruz. Enerjinin birimleri w-saat (Ws), kW-saat (kWs) ve megawatsaat
(MWs)’tir (1MWs=1000 kWs=1 000 000Ws). Ingilizcede saat anlamina gelen “hour”
kelimesi kullanildigi icin, bazen bu birimlerin Ingilizce karsiligi olan Wh,
kWh, MWh de Turkce yazismalarda kullanilmaktadir. Bir ornekle kapasite ve enerji
farkini acikliyalim: Kapasitesi 100W olan bir lambayi hergun ortalama 5 saat
acik tutuyorsak, ayda yapilan enerji tuketimi: 100Wx8saatx30gun=24000Ws=24kWs
olur. Eger tuketim ucreti 0.1YTL/kWs ise, bu lambanin bize enerji tuketim
maliyeti 24x0.1=2.4 YTL’dir.
Hidrolik santrallarin gucu MW ile olculur. Ornegin, DSI yayinlarina gore enbuyuk
santralimiz olan Ataturk HES’in gucu 2400MW, 1961’de kurulan Ikizdere HES’in
gucu ise 18MW’dir. Santralin gucu (MW) = Dusum (m) x Debi (metrekup/saniye)/100.
Dusum baraj haznesindeki su seviyesi ile turbin cikisindaki su seviyesi
arasindaki farki ifade eder. Debi bir saniye santraldan gecen su hacmidir. Bir
santralin ortalama dusumunu 120m ve debisinin 30 metrekup/saniye oldugunu kabul
edersek, bu santralin gucu = 120x30/100=36MW olarak hesaplanir. Gercekte isletme
esnasinda elektrik ve makina aksaminda ve suyun cebri borudan gecisinde bazi
enerji kayiplari olur. Dolayisiyla yukaridaki degeri %85 gibi bir verimlilik
katsayisi ile carparak daha gercekci bir deger elde ederiz (0.85x36=30MW).
Santrallarin yillik uretimlerini de megawattMWs olarak ifade ederiz. Diyelim ki
koyumuz yakininda 30 MW’lik bir santral insa edilecek. Nehirden her zaman
santralin tam gucunu kullanacak kadar su gelmeyebilir. Ornegin, Kanada’da
bulundugum eyaletteki santrallara senede ancak kapasitelerinin %50’sini uretecek
kadar su gelir. Ayni degeri kabul ederek santralimizin senelik enerji uretimini
hesapliyalim: 30MW x 365gun x 24saat x %50 = 131 400 MWs.
SANTRAL CESITLERI: NEHIR VE BARAJLI SANTRALLAR
Elektrik urettigimiz su santrallarinin her cesidine “hidroelektrik santral” veya
kisaca HES diyoruz. Hidroelektrik santrallarini su toplama kapasitelerine gore
iki ana gruba ayirabiliriz.
a. Nehir Santrallari: Bu santrallarin su tutma kapasiteleri cok azdir; birgunden
az zamanda nehirden gelen suyla hazneleri dolar. Su toplamak icin nehrin icine
“baglama”denen alcak (cogu kere 10m’den az yukseklikte) bir set cekilir ve nehir
suyu “cebri boru” ismini verdigimiz bir boru veya tunelle santrala yonlendirilip
elektrik uretilir. 1961’de kurulan Ikizdere bir nehir santralidir. Nehir
santrallarin gucu genellikle 25MW’dan azdir. Ikizdere gibi dag nehirlerinde su
hizli aktigi icin nehir yatagi dogal olarak (santral yapilmasa dahi) asinir.
Boylece suya karisan kum ve cakil tanelerinin turbinlere zarar vermemesi icin
cebri boru veya tunnel girisinden once kati maddeleri tutan “cokertme havuzlari”
insa edilir. Bu santrallarin cevreye baslica etkisi balik yasamini aksatmasidir.
Bunun onlenmesi icin proje planlama safhasinda balik nufusu, cesitleri ve
yumurta alanlari tesbit edilir. Gerekirse, insa esnasinda yeni yumurtlama
alanlari kurulur ve baliklarin menbaga (akima ters yonde) yuzmelerini saglayacak
ozel “balik merdivenleri” hazirlanir. Kanada’da cevre degerlendirmesinde balik
konusunun cok onemli oldugunu yeri gelmisken belirteyim.
b. Barajli santrallar: Nehir santrallardaki baglama yerine baraj denen beton,
toprak ve kaya dolgudan yapilan yuksek bir yapi ile suyun onu kesilir. Egimin az
oldugu yerlerde buyuk bir alan su altinda kalip gol (hazne) olusur. Karadeniz
daglari gibi egimi yuksek bolgelerde ve vadi icine kurulu baraj santralinin gol
hacmi cok daha kucuk olur. Barajli santrallarin cevreye etkisi nehir
santrallarindan fazladir. Buyuk bir bolge su altinda kalir, tarim icin
kullanilan degerli ekim alanlari kaybolabilir. Bu husus dag nehirlerinden ziyade
ovada kurulmus barajlar icin onemlidir. Balik yasami da nehir santrallarina
kiyasla daha fazla zarar gorebilir. Baraj yuksekligi fazla oldugu icin balik
merdivenleri da faydali olmayabilir. Boylece nehirde dogal balik hareketi
kesintiye ugrar. Ote yandan barajda gol balikciligi gelistirilerek zarari kismen
telafi etmek mumkun olur. Baraj santrallarinda dikkat edilecek diger husus civa
zehirlenmesidir. Su altinda kalan bitki ortusunun curumesi neticesinde cok az
miktarda da olsa civa ortaya cikar. Bu santral suyunu dogrudan veya tarim amacla
tuketen yerel halkin sagligina zarar verir. Ayrica civa baraj golunde yasiyan
baliklarda yogunlasmaya baslar. Bu baliklarin tuketilmesi de insan sagligi icin
zararli olabilir. Bunun onlemenin baslica cozum yolu agac, funda ve
caliliklarinin baraja su dolumu baslamadan kesilmesidir. Aksi halde yanliz golde
yetisen degil, barajdan birakilan suyla beslenen mansaptaki butun baliklarda
civa zehirlenmesi olabilir.
Barajlarin tasariminda dikkat edilecek diger husus yamac erozyonudur. Daha once
sadece yagmur suyuna maruz kalan yamaclar baraj sularinin yukselmesi ile suyla
doygun hale gelirler ve kayarlar. Bu su seviyesinin ustundeki bolgelerin baraj
golune dogru cokmesine sebep olur. Suya karisan bu malzeme barajin mansabindaki
suyun kalitesini olumsuz etkiler. Bunun onlenmesi icin insaat esnasinda yamac
korumasi yapilir. Kazi esnasinda cikan kaya hafriyatini yamac korumasinda
kullanmak mumkundur.
Barajli santrallarin nehir santrallarina gore en onemli ustunlugu biriktirilen
suyun enerjiye en cok ihtiyac oldugu saatlerde (genellikle hafta icinde 08-17
saatleri arasinda) elektrik uretim yapilabilmesidir. Ayrica gerektiginde 30
saniye gibi cok kisa zaman icinde turbinleri devreye sokup elektrik uretmeye
baslamasi ve gucunu ihtiyaca gore ayarlayabilmesi dolayisiyla barajli
santrallarin yerel ve ulusal sebekelere katkisi cok buyuktur. Bunu hicbir termik
veya nukleer santral basaramaz. Firat uzerindeki Keban, Karakaya ve Ataturk
santrallari uretimleri yaninda, sistem dengeleyici olmalari dolayisiyla
ekonomimize faydalari cok buyuktur.
Hidroelektrik santrallarin kurulmasi ile nehir uzerindeki (kayak ve rafting
denilen) su sporlari engellenir ve turizm potansiyeli zarar gorur. Ancak
santrali isleten firma ile yapilacak anlasmalar ile yaz ayalarinda belirli
saatlerde yeterince su birakilarak nehir turizminin devami mumkun olur.
Calistigim firmaya ait Ottawa yakinlarindaki bir barajdan Temmuz-Agustos
aylarinda belirli miktarda su birakilarak su sporlari turizmi senelerdir
basariyla devam ettiriliyor. Ustelik yaz aylarinda nehir suyunun azaldigi
gunlerde bile barajdan sabit miktarda su birakilarak turizminin guvenli sekilde
devami saglanabiliyor.
YENI IKIZDERE PROJESI ICIN SONUCLAR VE ONERILER
Ilk yazimda belirttigim gibi Ikizdere uzerine yeni yapilacak barajli santral
hakkinda hicbir teknik bilgim yok. Dolayisiyla assagida ozetledigim dusuncelerim
genel anlamda olacak:
1. Turkiyedeki su kaynaklarimizi mutlaka degerlendirmemiz gerekir. Alternatif
teknolojiler olan termik ve nukleer santrallar ulke ekonimizi disa bagimliligi
arttirir, daha pahali elektrik uretimine sebep olurlar ve cevreye zararlari daha
fazladir. Dolayisiyla yeni hidroelektrik santrallara karsi cikmak yerine
bunlarin cevre olumsuz etkilerini en aza indirecek, yerel ve ulke ekonomisine en
fazla katkida bulunacak ve is imkanlari yaratacak sekilde gerceklestirilmesi
icin calismaliyiz. Bunun icin en iyi forum, Cevre Degerlendirme incelendirmsinde
yerel idarelerin ve insanlarimizin aktif ve bilincli sekilde yer almalaridir.
Yatirimcilarin bu safhada verecegi sozlerin hukuki gecerliligi olan anlasmalarla
tesbiti gerekir. Anadoluda ne zaman seyahata ciksam daglarin adeta harcerlenerek
tas ocagina donusturuldugunu, is bitince de oyle birakildigini gorurum. Bu web
sitesinde Karadenizde acilan yollardan cikan hafriyatin derelere dokuldugunu
okudum. Dogayi boyle katletmeden yeni santrallar kurmak mumkundur. Bu konuda
butun katilimcilara buyuk gorev duser. Ancak en etkin yaptirimci yerel insamiz
ve onlarin temsilcileridir. Okuduklarimdan anladigim kadariyla bu konuda
yeterince Ikizderede etkin orgutlenmeye henuz gidilememis. Fikirlerin ve
endiselerin etkin sekilde tartisilabilecegi genis sivil orgutlenmenin
yapilmamasi halinde herkes kaybeder. Web sayfalarinin forumlari iyi bir
baslangictir. Bundan sonraki adim orgutlenme olmalidir. Kanada’da boyle proje
baslamis olsa, cok kisa zamanda bolge insanini temsil eden en az bir tane (ornegin)
“Ikizdere Dogayi Koruma Dernegi” kurulur ve Cevre Degerlendirme calismalarina
katilirdi. Devlet boyle sivil orgutlerinin gorusunu almadan projeye izin veremez.
Sonuc olarak, Ikizderelilere bu orgutlenmeyi en kisa zamanda
gerceklestirmelerini ve calismalara katilmalarini oneririm.
2. Insaat ve isletme esnasinda su kalitesinin civa ve kati maddelerle
kirlenmemesi icin onlemler alinmalidir. Eger yeni santral barajli olacaksa
baraja su toplamaya baslamadan once agaclar, fundaliklar ve caliliklar kesilip
hazneden cikarilmalidir. Ayrica yamac heyelanlarini ve toprak asinmasini
onleyecek tedbirler alinmalidir. Su toplamaya baslandiktan sonra bu zararlari
duzeltmek imkansizlasir.
3. Hidrolik santrallarin kurulmasi nehirdeki balik yasamini olumsuz etkiler.
Yeni balik yumurtlama alanlari insa ederek ve “balik merdivenleri” kurarak
zararlari azaltmak mumkundur. Barajli santrallarda profesyonel balikciligin
gelistirilmesi de mumkun olur. Ancak yukarida bahsettigim gibi baraj golunde
civa olusursa balikcilik cok olumsuz sekilde etkilenir.
4. Su sporlarinin ve nehir turizminin santral yapimi ile olumsuz etkilenecegi
kesindir. Ancak turizm mevsiminde ve belirli saatlerde santraldan yeterince su
birakarak bu zarar buyuk olcude azaltilabilir.
NEDEN YAZDIM?
Ikizdere uzerinde yeni bir santral kurulacagini ogrenince, bu foruma katilip
Ikizderelilerle tecrube ve goruslerimi paylasmak ve elimden geldigince
okuyuculari aydinlatmak istedim. Zamanimin darligina ragmen, saatler harcayip bu
yazilari yazmamin baslica iki sebebi vardi: Birincisi genc bir muhendis olarak
30 sene once ilk ziyaret ettigim santral halen kurulu olan Ikizdere santraliydi.
Ilkler kolay unutulmuyor. Ikincisi de, senelerce hem ogretim uyesi hem de uzman
muhendis olarak elektrik uretim santrallari uzerine calistim. Bildiklerimi
ulkemin insani ile paylasarak profesyonel sorumlulugumu boylece yerine getirmek
istedim.
Artik soz Ikizderelilerin. Hepsine basarilar dilerim.