Hosgeldiniz

HABERLER

 MEMLEKETIMDEN INSAN MANZARALARI

(26 Mart 2006)

Yonetim

Yorum

Elektrik Pazari

Haberler

Kaynaklar

Teknoloji

Ozgecmisim

Isletme ve Bakim

E-Mail

Ne yalan soyliyeyim, lisedeysken kompozisyonla aram hic iyi olmamistir.  1960'larin ortasinda Kabatas Lisesinde karni sis bir kompozisyon ogretmenimiz vardir.  Derslerde kafam hep hanimin karnina takilirdi.  Ne zaman doguracak diye merak ederdim.  Iki sene bekledim, bir sey cikmadi. Kompoziyonun ne oldugunu anlamadan mezun olup universiteye basladim.  Guzel konusmanin ve yazmanin is hayatindaki onemini Kanadaya geldikten sonra ogrendim.  Sokaktaki herhangibir Kanadaliyi dinleseniz, kendisini ifade edebilmesi acisindan, bizim en ust kademe politikaci, burokrat, is adami ve ogretim uyelerini yolda birakir. Bence bunun baslica sebepleri cok erken yasta (4 yasinda) okula baslamalari ve cok okumalari.  Fikirlerini cesaretle ve bol kelime haznelerini kullanarak aciklayabiliyorlar.  Bana Turkiyeden gelen e-mail isteklerinde bu fark cok bariz olarak goruluyor.  Ozellikle universite ogrencilerin yazi sekilleri icler acisi. Birkac ornek vereyim:

"Hidroelektrik konusunda bi proje hazirliyorum.  Bana bu konuda bilgi gonderebilirmisiniz.  Necla Hepmutlu"

"Selam. Kocaeli Universitesinde master calismasi yapiyorum.  Ruzgar turbinleri konusunda bilgi ariyorum.  Bu bilgiyi nerede bulabilirim?  Saygilarimla.  Tanju Dalgakiran"   

Yazanlarin cogunun ortak tarafi, kendilerini dogru-durust tanitamamalari, ne istediklerini tam olarak bilmemeleri, kendini ifade etmekten aciz olmalari ve Turkceyi dahi ("bir' yerine "bi" yazacak kadar) bozuk kullanmalari.  Dogrusu bunlari okudukca midem bulaniyor.  Yukaridaki birinci ornekte, saf kizimiz benden butun hidroelektrik konusunu bir mektupta aciklamami istiyoruz. Ikincisi biraz daha okumus, fakat o da benim web sitemdeki ruzgar santrallari konusunda verdigim bilgileri okuma zahmetine dahi katlanmadan bilgi istiyor.  Istiyorlarki saygidan yoksun iki satir yazarak baskalarindan hazir bilgi toplasinlar.  Zavali genc beyinler. Bizim insanimizin yaptigi buyuk bir ihmal ise, yapilan yardima kisa bir tesekkur cevabi bile yazmamasi.  Bazen guzel bir mektup aldigimda vakit harcayip, kisa bir arastirma yapiyorum ve cevap yaziyorum.  Karsiliginda bir satir ile bir tesekkur cevabi bile yazmamalari.  Bu ne saygisizlik, vurdumduymazlik, kultursuzluk. Maalesef bu bozukluk sadece genclerimizde degil toplumuzun buyuk kesiminde yaygin.  Turkce kelime haznesi dar, yabanci hayranligi ile Ingilizce kelimeler kullanarak ukalalik eden, saygisiz bir okumuslar (?) tabakasi ile bir cep telefonu icin insan olduren caniler, soyguncular, ceteler, her sene sayilari ikiye katlanan dolar milyarderleri arsinda kalmis caresiz bir toplum olduk. Bu arada kimisi de boluculuk, bas ortusu, seriat diye tutturur.  Turkiyedeki hassas ve durust insanlara Allah sabir versin.

Turkiyedeyken nefret ettiklerimden biri de ogretim uyelerinin isi ticarete dokmesiydi.  Goruyorumki bu rezalet artarak devam ediyor.  Bugun rastladigim bir haberde ozel sektorun baslattigi bir hidroelektrik santral projesinin cevre degerlendirmesini Prof. Dr. .....Cokparasever'in ustlendigi yaziliydi.  Bu isler cevre muhendislerinin isidir, profesorun degil. Profesorun asli gorevi arastirma yapmak ve ogrenci yetistirmektir.  Profesorler universiteden uzakta kalirsa ogrenciyi kim yetistirecek? Birakin da muhendilik islerini yetistirdiginiz muhendisler yapsin.  Universitelerde oldum olasi bir doner sermaye rezaletidir gider. Ozalin dedigi gibi "Benim memurum isini bilir" felsefesi sistemimize iyice yerlesmis.  Hukumet nukleer santrali tekrar gundeme getirdi.  Lobicilerin sesini isitir gibiyim. "Bizi  destekleyecek kiralik ogretim uyeleri araniyor, ilgilenenlerin falan telefona ticari ozgecmisleri ile birlikte engec falan tarihe kadar muracaatlari rica olunur".  Cok yazik. Tiksinti verici.