| TEKNOLOJI
NUKLEER ENERJIYE "EVET" MI "HAYIR" MI? (25 Mart 2006) |
||
| Haberler | ||
| Teknoloji | ||
| Isletme ve Bakim |
Degerli sinif arkadaslarimdan biri Turkiyede nukleer santral konusunun yeniden gundeme geldigini ve bu konuda dusuncelerimi aciklamami istedi. Kanada'da calistigim firmanin nukleer santral isletmesi dolayisiyla bu konuyla ilgilendigim icin bir yaziyla bildiklerimi ozetledim. "Biz oncekilerin yapamadigini yapariz" zihniyetiyle AKP hukumetinin santral yapimini cok istedigini saniyorum. Hizli tren trajedisi gibi yine bilgisizce ve birkac satilik uzmanin kafa sallamasiyla bu ise kalkismalari cok muhtemel. Iste arkadasima konuyla ilgili verdigim cevap:
-------------------------------------------------
Degerli Arkadasim,
Oncelikle uzun seneler bu konuya gosterdiginin duyarlilik ve cabalarindan dolayi seni tebrik ederim.
Konu uzerindeki dusuncemi hemen belirteyim: Bence nukleer santral kurulmasi bugunku sartlarda dogru olmaz. Sebeplerini soyle siralayabilirim:
Kisaca Kanada’daki durumdan da bahsedeyim. Bu ulkedeki nukleer santrallarin %90’i bulundugum Ontario eyaletinde kurulu. Ben halen bu santrallari isleten firmada calistigim icin assagida verecegim bilgiler sadece medyada yayinlasmis bilgilere dayali olacak: Eyalette toplam 5 santral ve her santralda 4 reaktor bulunmaktadir. Ilk reaktor 1971’de, sonucusu da 1993’de devreye girdi. Toplam kurulu nukleer kapasite 14bin MW civarinda. Otuz seneden fazla suren nukleer isletme esnasinda cevreye onemli hicbir sizinti olmadigi ve guvenlik (safety) tehlikesi yaratmadigi biliniyor. Ancak teknik nedenlerle 1990’larin ortalarinda 8 eski reaktor kapatildi. Bu reaktorlerden 4 tanesi yenilendirilerek 2003 ve 2005 arasinda tekrar devreye sokuldu. Simdiki eyalet hukumeti secimlerde butun komur santrallarini (9,700 MW) cevreye zarar verdikleri icin 2007’e kadar kapatma sozu verdi. Secildikten sonra ilk olarak 40 senelik 1200 MW’lik bir komur santralini 2005’de kapattirdilar. Verdikleri sozun gercekci olmadigini goren hukumet diger santrallari kapatma tarihini 2009’a erteledi. Bunun daha da ileri bir tarihe ertelenecegi buyuk bir ihtimal. Eyaletteki islenmemis hidrolik kaynaklarin cok az olusu ve dogal gaz teminindeki zorluklar goz onune alindiginda geriye onemli bir alternative olarak sadece nukleer enerji kaliyor. Bunu firsat bilen nukleer lobisi toplumu yonlendirebilmek icin son aylarda buyuk bir kampanya baslatti.
Bu arada komur sektoru de bos durmuyor. ABD’de onumuzdeki 500 seneye yetecek kadar buyuk komur yataklarinin bulunmasi cevreye daha az zarar verecek teknolojilerin gelismesine yolaciyor. Simdiden komurun zararli etkilerini (toz, sulfur-dioksit, azot-oksit, civa ve karbon di-oksit) onemli olcude azaltan sistemler gelistirildi ve bunlarla donanimli 120 komur santrali insa ediliyor. Komurden sentetik gaz uretilmesi ve bu islem esnasinda komurdeki zararli maddelerin aritilmasi uzerine de onemli calismalar var. Halen dunyada sentetik gazla calisan dort santral kurulmus durumda, yenileri de tasarim halinde. Nukleerciler biraz daha gec kalirlarsa, gelecegin piyasasini temiz komur santrallarina kaptirma ihtimalleri de mumkun.
Yazdiklarimi ozetliyerek bitireyim: Komur ve dogal gaz santrallari ile karsilastirildiginda, nukleer santrallarin dogaya zararli etkileri yok denecek kadar azdir. Ancak kurulmalari uzun sure alir, pahalidirlar ve nukleer atik meselesi hala cozulememis durumda. Bu onemli sorunlar varken ve elimizdeki imkanlari yeterince degerlendirmaden nukleer santral kurulmasini ben dogru bulmuyorum. Eger nukleer santral taraflarinin iddia ettigi gibi yeni santral teknolojileri diger teknolojilerden daha ustun ise, bati ulkelerinde yeni nesil nukleer santrallarin kurulmasini bekleyelim; neticeden tatmin oldugumuzda biz de nukleer santrallarimizi kurmaya baslariz. Sanirim bunu gerceklesmesi de 20 seneyi bulacak.
Hosca kalin. Enerjiniz bol olsun.