Hosgeldiniz

TEKNOLOJI

NUKLEER ENERJIYE "EVET" MI "HAYIR" MI?

(25 Mart 2006)

Yonetim

Yorum

Elektrik Pazari

Haberler

Kaynaklar

Teknoloji

Ozgecmisim

Isletme ve Bakim

E-Mail

Degerli sinif arkadaslarimdan biri Turkiyede nukleer santral konusunun yeniden gundeme geldigini ve bu konuda dusuncelerimi aciklamami istedi. Kanada'da calistigim firmanin nukleer santral isletmesi dolayisiyla bu konuyla ilgilendigim icin bir yaziyla bildiklerimi ozetledim.  "Biz oncekilerin yapamadigini yapariz" zihniyetiyle AKP hukumetinin santral yapimini cok istedigini saniyorum.  Hizli tren trajedisi gibi yine bilgisizce ve birkac satilik uzmanin kafa sallamasiyla bu ise kalkismalari cok muhtemel.  Iste arkadasima konuyla ilgili verdigim cevap:

-------------------------------------------------

Degerli Arkadasim,

Oncelikle uzun seneler bu konuya gosterdiginin duyarlilik ve cabalarindan dolayi seni tebrik ederim.  

Konu uzerindeki dusuncemi hemen belirteyim: Bence nukleer santral kurulmasi bugunku sartlarda dogru olmaz.  Sebeplerini soyle siralayabilirim:

  1. Herhangibir konuda bir ihtiyac belirdiginde once durum degerlendirmesi yapariz ve  elimizdeki imkanlari yeterince kullanip bu ihtiyaci karsilamaya calisiriz. Bugune kadar Turkiyede bircok termik ve hidrolik santrali ziyaret ettim.  Kanada’daki isletmelerle karsilastirdigimda bizdekilerin daha az verimle calistigi gozledim. Ornegin 2004’de Bati Anadoluda ziyaret ettigim 600MW’lik bir komur santralinda 900 kisinin calistigini ogrendim.  Benim Kanada’da calistigim firmanin 4000 MW’lik bir komur santrali ise 600 kisi ile isletiliyor.  Luzumundan fazla insanin bulunmasi burokratik tabakalar yaratarak isletmeyi daha da verimsiz kiliyor.  Elimizdeki tesisleri verimli kullanmadan buyuk harcamalarla nukleer santral kurulmasini teknik ve finansal acidan anlamam mumkun degil.  Bence ilk yapilacak is, yerli ve yabanci uzmanlardan kurulacak 4-5 kisilik ekiplerle verimlilik arastirmalarinin ve performans testlerinin yapilmasidir.  Bunu takip edecek modernlesme yatirimlariyla yeni santrallara gerek kalmadan kisa zamanda ve az masrafla onemli kapasite artimi saglanacagindan hic suphem yok.
  2. Senelerdir Turkiyedeki hidrolik potansiyelin yeterince degerlendirilemedigi soylenir.  Ogrendigime gore DSI’nin fizibilite calismasini yaptigi projelerin ozel sektor tarafindan gelistirilmesi icin calismalara baslanmis.  Bu olumlu bir adim.  Degerli tarim arazilerini ve arkeolojik bolgeleri su altinda birakmayacak sekilde butun hidrolik potansiyeli degerlendirilmesine nukleer enerjiden daha fazla oncelik vermeliyiz.  
  3. Enerji konusunda Turkiyenin en acil ihtiyaci gaz depolama tesisleridir.  Bu konuda simdiki ve gecmis hukumetler tam anlamiyla sinifta kaldi.  Yillardir Tuz golunun altinda gaz deposu kurulmasi konusulur, bir turlu gerceklestirilemez. Isimiz Rusya’dan ve Irandan gelen uc boru hattina kalmis.  Boyle bir risk ortadayken nukleer enerjiye odaklanmayi dogru bulmuyorum.  Tekrar Kanada’dan ornek vereyim: Yasadigim Ontario eyaletinin nufuzu 10 milyon civarinda ve elektrik tuketimi Turkiye’ninkine yakin (135TWH).  Eyaletin gaz ihtiyacini yaklasik uc ay saglayacak kadar yer alti depolari mevcut.  Hukumetimiz cabalarini nukleer santral yerine acilen gaz depolamaya yonlendirmelidir.
  4. Santrallar teknolojileri arasinda kurulma suresi en uzun olan nukleer enerjidir.  Bir nukleer santralin (ornegin 1000 MW) cevre etki degerlendirme calismasi, gerekli izinlerin alinmasi, tasarimi ve insaasi en az 8 seneyi buluyor.  Benzer buyuklukteki bir komur veya hidrolik santralini 6 yilda, combine cevrim santralini ise 4 yilda bitirmek mumkun.   Dolayisiyla acil cozum icin nukleer santrallar en son dusunulmesi gereken bir secenek.
  5. Belki de nukleer enerji konusunda en yanlis bilgilendirme enerji maliyetleri uzerinde yapiliyor. Taraftarlari nukleer enerjinin en ucuz oldugunu israrla iddia ediyorlar.  Benim yaptigim arastirmalar bunun tersini gosteriyor: Bugunku sartlarda, Kuzey Amerikada yeni bir komur santralin toplam enerji maliyetinin 5 cent/kWh, nukleer santralinin ise 7 cent/kWh civarinda olacagini saniyorum.  Hidrolik santralin maliyeti komur santralina yakinken kombine cevrim santralinki (son bes senede dogal gaz fiyatinin uc kat artmasi dolayisiyla) nukleere esit durumda.  Bu degerlerin icinde ilk yatirim (kapital), isletme, yakit, santral kapatma ve atik nukleer yakitin uzun seneler depolanmasi masraflari dahil.  Sadece ilk yatirim maliyetini (MW basina) karislastirdigimizda da durum farkli degil: Ortalama olarak nukleer - $3.0 milyon, komur - $1.6milyon, kombine cevrim - $0.8milyon, hidrolik santral - $2.0 milyon civarinda.  Bu degerler (nukleer santral haric) son senelerde yeni kurulan santrallarin ortalama fiyatlarini aksettiriyor.  Ancak son 30 senedir dunyada kurulan yeni  nukleer santral sayisi cok az oldugundan, nukleer enerji maliyeti tahminlerinde belirsizlik var.  Ayrica ulkelerin kendi nukleer sanayilerini gelistirmek icin yaptiklari yardimlarin boyutu da kesin bilinemediginden gercekci bir maliyet karsilastirmasi yapmak kolay degil. 

Kisaca Kanada’daki durumdan da bahsedeyim.  Bu ulkedeki nukleer santrallarin %90’i bulundugum Ontario eyaletinde kurulu. Ben halen bu santrallari isleten firmada calistigim icin assagida verecegim bilgiler sadece medyada yayinlasmis bilgilere dayali olacak: Eyalette toplam 5 santral ve her santralda 4 reaktor bulunmaktadir.  Ilk reaktor 1971’de, sonucusu da 1993’de devreye girdi.  Toplam kurulu nukleer kapasite 14bin MW civarinda.  Otuz seneden fazla suren nukleer isletme esnasinda cevreye onemli hicbir sizinti olmadigi ve guvenlik (safety) tehlikesi yaratmadigi biliniyor.  Ancak teknik nedenlerle 1990’larin ortalarinda 8 eski reaktor kapatildi.  Bu reaktorlerden 4 tanesi yenilendirilerek 2003 ve 2005 arasinda tekrar devreye sokuldu.  Simdiki eyalet hukumeti secimlerde butun komur santrallarini (9,700 MW) cevreye zarar verdikleri icin 2007’e kadar kapatma sozu verdi.  Secildikten sonra ilk olarak 40 senelik 1200 MW’lik bir komur santralini 2005’de kapattirdilar.  Verdikleri sozun gercekci olmadigini goren hukumet diger santrallari kapatma tarihini 2009’a erteledi.  Bunun daha da ileri bir tarihe ertelenecegi buyuk bir ihtimal.  Eyaletteki islenmemis hidrolik kaynaklarin cok az olusu ve dogal gaz teminindeki zorluklar goz onune alindiginda geriye onemli bir alternative olarak sadece nukleer enerji kaliyor. Bunu firsat bilen nukleer lobisi toplumu yonlendirebilmek icin son aylarda buyuk bir kampanya baslatti.     

Bu arada komur sektoru de bos durmuyor.  ABD’de onumuzdeki 500 seneye yetecek kadar buyuk komur yataklarinin bulunmasi cevreye daha az zarar verecek teknolojilerin gelismesine yolaciyor.  Simdiden komurun zararli etkilerini (toz, sulfur-dioksit, azot-oksit, civa ve karbon di-oksit) onemli olcude azaltan sistemler gelistirildi ve bunlarla donanimli 120 komur santrali insa ediliyor. Komurden sentetik gaz uretilmesi ve bu islem esnasinda komurdeki zararli maddelerin aritilmasi uzerine de onemli calismalar var.  Halen dunyada sentetik gazla calisan dort santral kurulmus durumda, yenileri de tasarim halinde.  Nukleerciler biraz daha gec kalirlarsa, gelecegin piyasasini temiz komur santrallarina kaptirma ihtimalleri de mumkun.     

Yazdiklarimi ozetliyerek bitireyim:  Komur ve dogal gaz santrallari ile karsilastirildiginda, nukleer santrallarin dogaya zararli etkileri yok denecek kadar azdir.  Ancak kurulmalari uzun sure alir, pahalidirlar ve nukleer atik meselesi hala cozulememis durumda.   Bu onemli sorunlar varken ve  elimizdeki imkanlari yeterince degerlendirmaden nukleer santral kurulmasini ben dogru bulmuyorum.  Eger nukleer santral taraflarinin iddia ettigi gibi yeni santral teknolojileri diger teknolojilerden daha ustun ise, bati ulkelerinde yeni nesil nukleer santrallarin kurulmasini bekleyelim; neticeden tatmin oldugumuzda biz de nukleer santrallarimizi kurmaya baslariz.  Sanirim bunu gerceklesmesi de 20 seneyi bulacak.      

Hosca kalin.  Enerjiniz bol olsun.