| YORUM YUNANLI (5 Mart 2005) |
||
| Haberler | ||
| Teknoloji | ||
| Isletme ve Bakim |
ITU’de asistan iken bir doktora-ustu arastirma bursu ile 1977’de Kanada’nin Toronto Universitesine iki seneligine geldim. Spor yapabilmek icin haftada bir gun voleybol oynamaya basladim. Bir iki oyundan sonra oyun arkadaslarimin arasinda benden 15-20 yas buyuk iki Yunanlinin bulundugunu ogrendim. Her ikisi de Kibris asilliymis. 1974 Kibris Harekatinin ustunden ancak uc sene gecmisti. Benim Turk oldugumu ogrenince soguk davranmaya basladilar. Ancak birkac ay sonra buzlar erimeye basladi. Once beni bir aksam yemegi icin Yunan lokantasina davet ettiler ve dostca agirladilar. Birisi disciymis, digeri de eyalet hukumetinde burokrat. Sonra disci olani beni muayanehanesine cagirdi. Sigortam henuz olmamasina ragmen dislerimin bakimini yapti. Ilk gittigimde bekleme odasinda Kibris Harekati dolayisyla alehimizde dergiler vardi. Sonraki ziyaretlerimde bunlari (benim sikayetime gerek kalmadan) kaldirdilar. Dostlugumuz onun emekliligine kadar, yaklasik 20 sene devam etti. Sonra birkac Yunanli ile de benzer iyi arkadasliklarimiz oldu. Ozet olarak kisiler arasinda guzel iliskiler olabiliyor, cunku kulturlerimiz cok yakin. Ancak ulus olarak Turklere nefret duygusu asirlardir kafalarina kazilmis. Ne kadar dostluk toplantilari yapilsa da gulumseyen yuzlerin arkasindaki beyinlerinden bu nefret duygusu yakin zamanda silinecege benzemiyor. Neden?
Simdiki Yunanistan’in topraklari 1500’lerin ortasindan itibaren tamamen Osmanli egemenligi altina girdi ve 1829 daki bagimsizlik savasina kadar da oyle kaldi. Yaklasik 300 sene Osmanlilarin idaresi altinda kalmalarina ragmen, milli duygularini kaybetmediler. Son zamanlarda ozellikle dinci kesim Osmanlilari yuceltmek icin, Osmanli idare sisteminin diger kulturlere hosgoru temeli uzerine insa edildigini iddia ediyor. Bence gercek sebep “musluman olmayanlardan vergi alinabildigince onlari yanliz birakmak”, yani “vergi gelsin de nasil gelirse gelsin” yaklasimi. Sonucta parayi veren dudugu calmis ve Imparatorlugun kaymagini musluman olmayanlar yemis. Toplumun en yoksullari ve egitimsizleri de Turkler ve diger musluman uluslar olmus. Bu mu Osmanli idaresinin hosgoru basarisi? Balkanlar 500 sene, Yunan yarimadasi da 400 seneye yakin Osmanlida kalmasina ragmen, milliyetlerini tam olarak muhafaza edebilmisler ve 1900’un basinda hepsi bagimsizliklarini kazanmislar. Nasil?
Yukaridaki suallerin cevabi icin Kanada’nin Toronto’da sehrinde yayinlanan Globe&Mail gazetesinin 19 Subat 2005 tarihli nushasindaki bir habere bakalim: Konu aslinda Yunan Ortodoks Kilisesinde evlenmeleri yasak olan papazlarin son gunlerde tekrar ortaya cikan seks ve uyusturucu skandali. Yuzde 97’si Ortodoks olan Yunanlilarin cogunun bu rezaletten sonra ilk defa kilise ile devletin ayrilmasini, yani laikligi istedikleri belirtiliyor. Yazinin son satirlari ise bizim icin hayli ilginc: Kilisenin Yunan tarihindeki yerini soyle acikliyor: “Yunanlilar, diger Avrupalilarin aksine, ulusal kimliklerini dinleri ile ozdesliyorlar ve kiliselerini 400 senelik karanlik Osmanli idaresi altinda Yunanligi canli tutan unsur olarak goruyorlar”. Iste bizim Osmanli Imparatorlugunu yuceltmek icin masallar uyduranlara guzel bir cevap. Bizim masalcilarin "hosgorulu Osmanli idaresini" batili "karanlik Osmanli idaresi" diye yorumluyor. Bence daha iyi isimlendirme kulturel toplumculuk acisindan "uyurgezer Osmanli idaresi" olmali. Boyle bir idare altinda kiliseler, saman altindan su yuruterek, yunanlilarin ulusal kimliklerini yuzlerce sene koruyabilmelerini saglamis ve sonucta Osmanli Imparatorlugunun yikilmasinda onemli rol oynamistir. Kisa zaman once okudugum diger bir makale ise 1992-95 arasinda Bosna’da islenen katliamin sebebinin 1389’da Kosova’da Osmanlilara yenilen Sirplarin intikam almasina bagliyordu. Butun bunlarin baslica sebebi bu milletlerin hepsinin hiristiyan olmasina ragmen kiliselerinin ulusal kimlikle ozdeslesmesi. Peki bizim gibi musluman ulkelerde ne oluyor?
1999 yilinda, calistigim firmada bir Pakistanli muhendisin emeklilik toplantisina katilmistim. Sohbet ederken, Pakistan-Hindistan meselesini konusmaya basladik. Artik bos vakti oldugunu, boylece Pakistanli derneklerde daha aktif olabilecegini soyledim. Verdigi cevapta, bir musluman olarak ulusalciligin degil, dinin onemli oldugunu belirtti ve bundan sonra zamanini genclerin din egitimi icin harcayacagini belirtti. Dondum, kaldim. Iste zavalli muslumanlarin hali: Ulusal kimliklerini unutup, muslumanlik adi altinda, arap milliyetciligi ve tarihi ile beyinleri yikaniyor. Yaklasik 5-6 senedir uydu araci ile TRT-Int ve Samanyolu TV yayinlarini izliyorum. Samanyolu TVde sabah-aksam Fetullah Gulen’in 1970’lerdeki vaazlari tekrarlanir. ABD’ye hastalik bahanesi ile kactiktan sonra burada yazdiklarinin ingilizce tercumeleri de hergun yayinlanir. Hicbir gun Turk tarihi ile ilgili bir tek kelime vaaz verdigini duymadim. Ne Canakkale, ne bagimsizlik savasi. Ote yandan elin papazi kilisesinde bangir bangir milliyetcilik yapiyor. Bu mu bizimkilerin vatanseverligi? Neden din adamlarimiz hala din tarihi adi altinda arap milliyetciligi ile beyinlerimizi yikamaya calisiyorlar. Birinci Dunya savasinda Ingilizlerle bir olup sirtimizdan vuran simdiki Suudi ailesinin dedeleri degilmiydi? Bolucubasini ulkesinde senelerce besleyip ustumuze suren Suriye degilmiydi? Simdi korkudan Bush’un ayaklarini open Kaddafi, zamanin basbakani Erbakanin onunde Turkiye’ye hakaretler yagdirip Kurtleri desteklemedimi? Islam ulkeleri toplantilarinda KKTC lehinde karar alinmasina her toplantida Misir karsi cikmadi mi ve yaptiklari bu kallesligi toplantilarin bitiminde koridorlarda Kibrisli Rumlara sevincle anlatmadilarmi? Neden Turkiyede islamcilik ve arap milliyetciligi yapanlar bunlari anlamamak icin gaflet icinde hala kor ve sagir rolu oynuyorlar. Neden?
Gonulden inaniyorumki Allah vardir ve Yunus Emre’nin dedigi gibi hepimiz onun bir parcasiyiz. Allahla birey arasindaki iliski kutsaldir, kisiseldir, gizemlidir. Dinlerin hepsi bu iliski icin bize yol haritasi sunuyorlar. Evimizin disinda ise bir toplumun parcasi olarak yasiyoruz. Bu toplumun devami ve refahi icin ortak gecmisimizin golgesinde ve birlik icinde gelecegi kucaklamamiz zorunludur. Bunu yaparken de ne arapci ne de batici maskelere ihtiyacimiz var. Biz Turkuz, bu da bizim icin yeter de artar bile. Ben once Turkum, sonra gene Turkum ve boyle de kalacagim!