Hosgeldiniz

YORUM

BIR TATILIN ARDINDAN (2001)

(18 Kasim 2001)

Yonetim

Yorum

Elektrik Pazari

Haberler

Kaynaklar

Teknoloji

Ozgecmisim

Isletme ve Bakim

E-Mail

 

Yaklasik 20 senedir Kanada'da yasiyoruz. Iki oglum da burada dogdu.  Vatanlarini, kulturlerini ve akrabalarini daha iyi tanisinlar diye hemen her sene onlari ulkemize tatile getiriyoruz.  Onceki yillarda Anitkabir ve Canakkale basta olmak uzere Orta ve Bati Anadolunun bircok onemli yerini gezme imkanimiz oldu. 

Bu seneki kisa tatilimizde Amasra ve Safranboluyu ziyaret etmek istedik.  Iki koy arasina kurulmus, arkasini Karadeniz daglarina yaslayan Amasra'yi ve doga harikasi bir vadiye yerlesmis eski konaklari ile Safranbolu'yu uzun seneler unutamayacagiz.  Cok sansli bir ulusuz ki boyle bir vatana sahibiz. 

Cocuklar kucukken, niye Kanada'ya goc ettigimizi ve Turkiye'de yasamadigimizi sorarlardi.  Ben de onlara, genc ve idealist bir ogretim uyesi ulkemde kalmayi cok arzuladigimi, ancak aldigim maasla onlara yeterli egitim ve saglik imkanlarini saglama imkanim olmadigi icin Kanada'ya goc etmek zorunda kaldigimi anlatirdim.  Uzulerek goruyorum ki 20 senede memur, isci ve kucuk esnafin durumunda onemli bir duzelme olmamis.  Tersine toplumumuzun sosyal ve ekonomik yapisi cokuntuye girmis.  Devlet adeta kapkaccilara teslim edilmis. Gelir adaletsizligi inanilmaz boyutlarda.  Yolsuzluklar sinir tanimiyor.  Medyada cinsi bozuklar bastaci edilip, kafalarinda dolarlar ucuruluyor.  Millet Meclisimizi cogu is takipciligi (?) yapan kisiler isgal etmis.  Basarisizliklari defalarca kanitlanmis, yakinlari kirli islere karismis, servetlerinin kaynaklarini aciklayamayan yuzsuzler siyasi yapimiza suluk gibi yapismis, ulkemizin kanini emiyorlar.  Devletimizin ayakta kalabilen ender kurumlarindan Cumhurbaskanligina, orduya ve yargiya hucum edip susturmaya calisiyorlar. 

Tatilde Nedim Sener'in "Tepeden Tirnaga Yolsuzluk" kitabini okudum.  Beyaz Enerji iddianamesinin tamami kitaba eklenmis.  Iddianameyi okursaniz, cesur birkac savcinin ve teknik elemanin yolsuzluk pisligine bogazlarina kadar batmis politikaci ve burokratlara karsi verdikleri cesur mucadeleyi daha iyi anlamis olacaksiniz.  Ayrica televizyonlara cikip is ahlaki ve kalkinma uzerine guzel konusmalari ile (ben dahil) halkimizin guvenini kazanmis is adamlarinin sahibi olduklari bir holdingin Enerji Bakanligindaki ayricaligini da ogreneceksiniz.  Artik kimin samimiyetine inanacagiz?

Gecen hafta Toronto'daki bir teknik toplantida, Ingiltere ve Avustralyada yatirim yapan bir firmanin yetkilisi ile gorusuyordum.  Baska ulkelerde  niye yatirim yapmadiklarini sordum.  Daha once Pakistan ve Hindistan'da  incelemeler yaptiklarini ve yolsuzluklar dolayisiyla milyonlarca dolar harcadiktan sonra bu ulkelerden cekildiklerini soylediler.  Kar hadleri az da olsa artik yanlizca Anglo-Sakson ulkelerinde yatirim yaptiklarini bildirdi.  Sozun kisasi, biz Turkiyeye yabanci yatirimciyi cekmek icin ne kadar tavizler verirsek verelim, yolsuzluklari onleyecek tedbirleri almadan ve devletimizin icindeki keneleri temizlemeden yabanci yatirimciyi beklemek veya Avrupa Birligine ve gelismis ulkeler sinifina katilmak hayaldir. 

Bence ulkenin bu bozuk durumundan siyasiler ve ust duzey burokratlar kadar, ozel sektorun onde gelen firmalari da sorumlu.   Ic ve dis borclarimizin toplami $200 milyar civarinda, yani senelik milli hasilamiza esit.  Devletimizin senelik butcesinin %60'i borc odemelerine gidiyor.  Iflasin esigindeyiz.  Ote yandan ulkemizin en buyuk 500 firmasinin gelirlerinin %88'i devlete verilen borcun faiz geliri.  Yani bu firmalar uretmeden, is sahasi yaratmadan para kazanmaktadirlar, hem de devlet garantili.  Ulke battikca gercek faiz hadleri (yani banka faizi eksi enflasyon) artmakta ve faiz gelirleri katlanmaktadir.  Dolayisiyla bu bozuk sistemden faydananlar onu duzeltmek istermi?  Uretimde verimi arttirip dunya ile rekabet etmek yerine, kolay para kazananlar yolsuzluklara dur dermi?  Senelerdir her hukumeti tenkit eden TUSIAD uyelerinin gelecek tehlikeleri gorerek yolsuzluklarla savasta devletin yaninda cok daha aktif caba sarf etmesi gerekirdi. Yapmadilar. 

Son olarak batinin tuketici yapisini taklit ederek imkanlarinin otesinde hesapsiz yasayan insanlarimizi da kinamak istiyorum.  Ayranimiz yokken icmeye, tattravanni ile gitmek istiyoruz her yere.  Masrafini karsilayamayacagimiz cep telefonu, deposunu dolduramadigimiz araba, senede ancak 10-15 gun gidebildigimiz yazliklar bizim neyimize.  Hem devletimiz, hem de halkimizin buyuk kismi hesapsiz aldiklari kredilerle yasiyorlar.  Lale devri bitti.  Yazik oldu gelecek nesillere ve gelisme surecinde kaybettigimiz degerli yillara ...

Bu seneki tatilimizden bahsetmek istemistim.  Ancak memleketi ziyaret edip de uzulmemek, bu uzuntuyu ve kizginligi yazmamak elde degil.  

Gelecekte "Bir koyup uc almak" isteyenler yerine durust insanlarin idare ettigi bir Turkiye'yi gorebilmek umidiyle.